Müşteri Borç Takip
Veresiye Takip

Yeni Müşteriye Veresiye Vermeden Önce Sorulması Gereken 5 Soru

19 Ağustos 20269 dk okuma

Dükkana yeni bir müşteri geldi. İlk siparişi büyük, sesi güven verici, "Abi ben burada iş kuruyorum, hep sizden alırım" diyor. Elinizde nakit yok, ama satışı kaçırmak da istemiyorsunuz. Bir anlık kararsızlıkla "Tamam, bu seferlik veresiye yazalım" derseniz, üç ay sonra o güven verici ses yerini "Şu an sıkışık durumdayım, haftaya hallederim" cümlelerine bırakmış olabilir.

Veresiye, esnafın en eski ve en riskli ticaret araçlarından biridir. Yıllardır alışveriş yapan müşterinize vade tanımak başka; tanımadığınız birine ilk günden borç açmak tamamen başka. Çoğu işletme sahibi bu ayrımı net yapmadığı için alacaklar birikir, tahsilat zorlaşır, alacak-borç dengesi bozulur.

Bu yazıda, yeni müşteriye veresiye vermeden önce kendinize soracağınız 5 basit soruyu, esnafın dilinden örneklerle anlatacağız. Amaç sizi paranoyak yapmak değil; satışı kaçırmadan riski yönetmenizi sağlamak.

Neden İlk Gün Veresiye En Tehlikeli Alacaktır?

Mahalle bakkalında yıllardır alışveriş yapan Ahmet Usta'ya veresiye vermek, bir nevi ortaklık gibidir. Birbirinizi tanırsınız, adresiniz bellidir, borcunu ödemezse sokağa çıkamaz. Ama dükkanınıza ilk kez gelen, sadece büyük sipariş vaadiyle gelen müşteride bu güvenlik ağı yoktur.

Yeni müşteride veresiye riski üç katmanlıdır:

  • Tahsilat riski: Borcun kapanıp kapanmayacağını bilemezsiniz.
  • Bilgi riski: Telefon, adres veya unvan eksikse borcu takip edemezsiniz.
  • Nakit riski: Veresiye verdiğiniz malın bedelini tedarikçiye peşin ödersiniz; tahsilat gecikirse kasanız boşalır.

Veresiye defteri tutuyor olsanız bile, eksik bilgiyle açılan bir satır aylar sonra kapanmaz bir alacağa dönüşebilir. Bu yüzden "Evet" demeden önce kısa bir kontrol listesi uygulamak, en ucuz sigortadır.

Soru 1: Bu Kişiyi Tanıyor muyum, Referansım Var mı?

Veresiye vermenin ilk şartı güvendir. Güven ise ya zamanla ya referansla oluşur. Tanımadığınız birine "Güveniyorum" demek, cebinizden para çıkarmakla aynı şeydir.

Kendinize şunu sorun: Bu müşteriyi daha önce gördüm mü? Başka esnaftan duydum mu? Mahallede tanıdığı biri var mı?

Pratik uygulama:

  • Aynı sektörde çalışan bir meslektaşınıza "Şu firma sizden alışveriş yapıyor mu, ödemeleri nasıl?" diye sorun.
  • Müşteri yeni bir dükkân açtıysa, çevredeki diğer tedarikçilere kısa bir telefon yeterli olabilir.
  • Referans bulamıyorsanız, bu tek başına "Hayır" demek için yeterli bir işarettir.

Esnaf diliyle örnek: Müşteri "Abi güven bana, hep buradan alırım" dediğinde şöyle yanıtlayabilirsiniz: "Memnun olurum, ama ilk alışverişte peşin çalışıyoruz. Bir iki sefer düzenli geldikten sonra hesabınızı açarız." Bu cümle kaba değildir; işletme kuralınızdır.

Referans olumluysa bile hemen sınırsız veresiye açmayın. İlk güven adımı küçük olmalıdır.

Soru 2: İlk Veresiye Limiti Ne Kadar Olmalı?

Yeni müşteriye sınırsız veresiye veren esnaf, kasasına kilit takmış gibidir. Limit belirlemek, hem sizi korur hem müşteriye sınırı net gösterir.

Kendinize şunu sorun: Bu kişi hiç ödemese bile kaybetmeyi göze alabileceğim tutar ne kadar?

Limit belirlerken dikkat edilecekler:

  • İlk limit, günlük cironuzun değil, kaybetmeyi göze alabileceğiniz tutarın üzerinde olmamalı.
  • Tek seferde büyük sipariş isteyen yeni müşteriye "İlk siparişte 5.000 TL veresiye açarım, sonrasını birlikte büyütürüz" diyebilirsiniz.
  • Limit aşıldığında yeni mal çıkmaması kuralını baştan söyleyin.

Senaryo: Toptan temizlik malzemesi satan Fatma Hanım, yeni açılan bir otelden 40.000 TL'lik ilk sipariş aldı. "Peşin alırsam rakibe gider" diye düşünüp tamamını veresiye yazdı. Otel üç ay sonra kapanmış, borç tahsil edilememiş. Fatma Hanım'ın limiti olsaydı — mesela 8.000 TL — kaybı en azından sınırlı kalırdı.

Limit koymak cimrilik değil, işletme disiplinidir. KOBİ alacak yönetimi açısından bakıldığında, küçük işletmelerin çoğu batışını tek büyük tahsil edilemeyen alacaktan yaşar.

Soru 3: Ödeme Vadesi Net mi, Yazılı mı?

"Söz verdi, öder" düşüncesi veresiyede en çok yanıltan cümledir. Sözlü vaat unutulur; net vade ise takip edilir.

Kendinize şunu sorun: Bu borcun son ödeme günü ne? Müşteri bunu kabul etti mi?

Vade belirlerken:

  • Yeni müşteriye ilk veresiyede kısa vade tanıyın: 7 gün, en fazla 15 gün.
  • "Ay sonunda hallederim" gibi belirsiz ifadeleri kabul etmeyin; tarih söyletmeden mal teslim etmeyin.
  • Vadeyi cari hesap takibi sistemine veya deftere mutlaka yazın.

Esnaf diliyle örnek: "Tamam, veresiye yazarım. Ama 12'sine kadar kapanması lazım, uygun mu?" Müşteri "Uygun" dediğinde işlem tamamdır. Tarih yoksa veresiye de yoktur.

Vadesi geçen alacaklar birikmeye başladığında tahsilat her geçen gün zorlaşır. Bu konuda vadesi geçmiş alacak takibi rehberimizde anlattığımız kurallar, yeni müşteride daha baştan uygulanmalıdır.

Soru 4: Kimlik ve İletişim Bilgileri Eksiksiz mi?

Veresiye verip müşterinin telefonunu almadan göndermek, parayı havaya yazmak gibidir. Tahsilat günü ulaşamazsanız borç hayalet alacağa dönüşür.

Kendinize şunu sorun: Bu kişiye borcu hatırlatmak, ekstre göndermek veya gerektiğinde yasal yola başvurmak için elimde yeterli bilgi var mı?

Mutlaka kaydedilmesi gerekenler:

  • Ad soyad veya firma unvanı
  • En az bir cep telefonu (mümkünse iki numara)
  • Teslimat veya işyeri adresi
  • Vergi numarası veya TC kimlik numarası (mümkünse)
  • Varsa yetkili kişi adı

Pratik ipucu: Müşteri "Numaram değişti, sonra veririm" diyorsa malı teslim etmeyin. Numara yoksa veresiye yoktur. Bu kural sert görünse de sizi aylarca kapı kapı dolaşmaktan kurtarır.

Dijital sistem kullanıyorsanız, müşteri borç takip sürecinde cari kartı eksiksiz açmak ilk adımdır. Kağıt defter kullanıyorsanız bile aynı bilgiler defterin kenarına değil, düzenli bir sütuna yazılmalıdır.

Soru 5: Bu Veresiyeyi Verirsem Kasam Ne Kadar Etkilenir?

Son soru, duygusal değil matematikseldir. Veresiye vermek bedava para dağıtmak değildir; malın maliyetini siz ödersiniz, tahsilatı siz beklersiniz.

Kendinize şunu sorun: Bu tutarı tahsil edemezsem tedarikçi, kira ve maaş ödemelerimi etkiler mi?

Kontrol listesi:

  • Bugün kasada ne kadar nakit var?
  • Bu hafta ödemeniz gereken zorunlu giderler neler?
  • Yeni veresiye tutarı, toplam açık alacaklarınızın yüzde kaçını oluşturuyor?
  • Aynı anda kaç yeni müşteriye veresiye açtınız?

Tek bir yeni müşteri sorun olmayabilir. Ama ay içinde beş yeni müşteriye sınırsız veresiye verdiyseniz, kasanız dolu görünse bile nakit akışınız zayıflamış demektir.

Senaryo: Hırdavatçı Mehmet Bey, tanımadığı üç müşteriye aynı hafta veresiye açtı. Her biri "Ay sonu toplu öderim" dedi. Ay sonu geldiğinde tedarikçi çeki vadesi doldu, müşterilerden biri telefonu açmadı. Mehmet Bey mal satmış gibi görünüyordu ama kasada para yoktu.

Veresiye kararı vermeden önce 30 saniye hesap yapmak, aylarca uğraşmaktan ucuzdur.

"Hayır" Demek İçin Hazır Cümleler

Veresiye reddetmek müşteri kaybetmek değildir. Çoğu zaman ciddi alıcı, net kuralı olan esnafa daha çok güvenir. Önemli olan tonunuzun saygılı, kuralınızın net olmasıdır.

Kullanabileceğiniz örnekler:

  • "İlk alışverişte peşin çalışıyoruz, sonra hesap açarız."
  • "Yeni müşterilere başlangıç limitimiz 3.000 TL, üstünü nakit tamamlayalım."
  • "Veresiye için en az iki referans istiyoruz, sağlarsanız değerlendiririz."
  • "Bu hafta veresiye kotamız doldu, nakit veya kartla devam edebiliriz."

Bu cümleler müşteriyi küçümsemez; işletmenizin standardını anlatır. Gerçekten uzun vadeli çalışmak isteyen müşteri, çoğu zaman kabul eder. Israrla sınırsız veresiye isteyen kişi ise zaten yüksek riskli müşteridir.

"Evet" Dediyseniz: İlk Veresiyeyi Doğru Kaydedin

Beş soruyu olumlu yanıtladıysanız ve veresiye vermeye karar verdiyseniz, iş bitmez; düzgün kayıtla devam eder.

  • Cari kartı veya defter satırını aynı gün açın; "Akşam yazarım" ertelemeyin.
  • Tutar, vade tarihi ve varsa limit notunu birlikte yazın.
  • İlk vade yaklaşmadan bir gün önce kısa bir hatırlatma yapın.
  • Ödeme gecikirse sessiz kalmayın; esnaf veresiye takip disiplini burada devreye girer.

İlk veresiye, müşteriyle uzun soluklu ilişkinin sınavıdır. Ödeme zamanında gelirse limiti kademeli artırabilirsiniz. Gecikme varsa yeni siparişi durdurun; "Eski borcu kapatmadan yenisini yazmam" kuralı sizi korur.

Sonuç: Veresiye Bir Hediye Değil, Emanettir

Yeni müşteriye veresiye vermek, "İyi niyet göstergesi" değil, kontrollü bir ticari karardır. Tanımadığınız herkese kapıyı aynı genişlikte açmak, dükkanınızın kapısını değil kasasını açık bırakmaktır.

Beş soruyu alışkanlık haline getirin:

  1. Referansım var mı?
  2. Limitim ne?
  3. Vade net mi?
  4. Bilgiler eksiksiz mi?
  5. Kasam buna dayanır mı?

Bu liste, satışı engellemez; kötü alacağı engeller. İyi müşteri zaten kalır, riskli müşteri erken ayrılır. Veresiyeyi doğru yönetmek istiyorsanız, önce kime verdiğinize karar verin; sonra takibini düzenli bir borç takip süreciyle sürdürün.

Unutmayın: Esnafın en değerli sermayesi mal değil, güvenidir. Ama güven, kontrolsüz veresiyeyle değil; net kurallarla büyür.